Sportif misin?
bwsifttcmhl | 15 Ağustos, 2009 10:07
Sportif misin?
Çok eski zamanlardan itibaren spor insan oğlunun duygularını ifade etmek için kullandığı en ilkel, en orjinal ve kesin yoldan ve direkt olarak yansıttığı kuvvetli bir dışarı vuruş yoludur. Senin ruh ve beden sağlığına bakış açın nasıl? Bu testi cevaplayarak sorunun cevabını bulabilirsin!
1) Merdivenleri mi tercih edersin yoksa asansörü mü?
a) Merdivenler
b) Asansör
2) Sence ne kadara kadar mekik çekebilirsin?
a) İstediğim kadar çok.
b) Çok değil, ama üçten fazla yapabilenleri takdir ediyorum.
3) Yapmaktan en çok hoşlandığın etkinlik hangisi olabilir?
a) Engelli koşu.
b) Kişilleri spor yaparken seyretmek ( akşam yemeği sayılmaz değil mi? )
4) Hayalindeki mükemmel tatil?
a) Everest dağında snowboard yapmak!
b) Serçe parmağımı kaldırmayacağım bir gemi seyahati!
5. Okuldan sonra-
a) Biraz spor yaparım.
b) Alışveriş ya da dedikodu yaparım.
6) Bir çift spor ayakkabın var mı?
a) Ne diyorsun? Binlerce!
b) Sayılır, eğer üzerindeki parlak ışıltılı ve simli tokası sayılmazsa.
Şimdi A olarak verdiğin cevapları say!
A’lar 4 ile 6 arasındaysa:
Arkadaşlarınla takılmaktan ve spor yapmaktan çok hoşlanıyorsun! Oldukça güzel bir forma sahipsin. Tutuğun belirli bir takım olmasının yanı sıra, arkadaşalarını da sporu sevenler arasından seçiyorsun. Asla pes etmiyorsun ve istediğini de daima elde ediyorsun. Kaçamak işlerden hoşlanmamakla birlikte asla çevreni küçümsemeyen bir yapıya sahipsin. Tam aksine etrafındakilere her zaman ne kadar güler yüzlü ve de ne kadar yardım sever olduğunu göstermekten çekinmiyorsun. Özetle ifade etmek gerekirse, güneş gibi parlak ve bunun yanında etkileyici bir gülümsemeye sahip birisin!
A’lar 1ile 3 arasındaysa:
Sen gerçekten spor yapmaktan hiç ama hiç hoşlanmıyorsun! Ama yapman gerekiyor...Mahallendeki parka, bir dans kursuna ya da spor salonuna gidip becerilerini test edip gözden geçirebilirsin! Belki de sen daha çok modadan hoşlanıyorsundur ama arada bir oldukça hoş spor kıyafetler de giyemeyi tercih edebilirsin! Spor bedenimizi ve ruhumuzu daima sağlıklı tutmamıza yardımcı olur. Bunun yanında yapılan araştırmalara göre yüzme ve voleybol gibi sporlar çok fazla zihinsel enerji verdiği için hayallerini gerçekleştirmekte çok yardımcı olmaktadırlar!
İyi bir kız arkadaş mısın?
bwsifttcmhl | 18 Temmuz, 2009 15:04
İyi bir kız arkadaş mısın?
Her Winx kızı gerçek aşkını bulup, onu masal dünyasına bir yolculuğa çıkarmasını hayal eder. Ama onu bulsan bile, elde tutmayı becerebiliyor musun? Bizim bu mini testimiz ile öğrenebilirsin!
Beğendiğin kişi oyun oynamaya davet ettin o da televizyonda maç seyretmeye kara verdi ve bir arkadaşını da çağırdı:
a)Maçın bitmesini beklerim. Nasıl olsa bittiği zaman tamamen benim olacak.
b)Ona benim daha önemli olduğumu söylerim.
c)Suratımı asar otururum.
Doğumgünü için:
a)Ona hoş bir yemek ısmarlarım.
b)Onu romantik saniyelere boğarım.
c)Bir servet harcarım.
Sana arkadaşlarıyla dışarı çıkacağını söylüyor. Ne düşünürsün?
a)Ona çok güvenirim. Biz her olan biteni birbirimizle paylaşırız.
b)Beni de yanında götürmesini isterim.
c)Onu gizlice takip ederim.
Eğer birkaç gün haberleşmezseniz ne yaparsın?
a)Beklerim, herkesin kendine ayırması gereken özel bir zamanı vardır.
b)Bir sms gönderirim.
c)Defalarca ararım.
Ortak bir şarkınız var mı?
a)Bunu şimdiye kadar hiç düşünmedik.
b)Her beraber geçirdiğimiz dakika için bir tane.
c)Evet, her dinlediğim an ağlıyorum.
Haftada kaç gün görüşüyorsunuz?
a)Sadece bir kez.
b)İki ya da üç.
c)Bütün günler.
Hangi cümleyi daha çok kullanmayı tercih ederdin?
a)Seni seviyorum.
b)Seni çok özledim.
c)Sen sadece benimsin.
Onun en çok hangi yanı hoşuna gidiyor?
a)Tatlılığı.
b)Sempatikliği.
c)Fiziği.
Beğendiğin çocuğu annen ve babana takdim eder misin?
a)Hemen!
b)Evet ama biraz zaman geçtikten sonra.
c)Hayır, çok utanç verici.
Eğer seni terketse bunu nasıl karşılarsın?
a)Dünya erkeklerle dolu.
b)İçime kapanır, kendi kendime kalırım.
c)En az bir ay ağlarım. Bunu bana nasıl yapar?
Ortak bir kız arkadaşınızın kendisiyle ilgilendiğini anladığında:
a)Ben ona güveniyorum... Böyle şeylerle ilgilenmesine imkan yok!
b)Bunun bir daha tekrar edip etmeyeceğine dikkat ederim.
c)Bir daha arkadaşımla görüşmesini yasaklarım.
Verdiğin cevaplardan en fazla olanı topla. En fazla hangisi a, b,c ?
İşte cevaplar!
Eğer a’ lar çoğunluktaysa:
Sen bir meleksin
Bunun yanında samimi ve etkileyicisin de: işte bu mükemmel bir kız arkadaşın sahibi olması gerekenler! Bu genç yaşına bakmaksızın, erkek arkadaşına karşı son derece olgun bir davranış sergilemektesin. Çok üstüne düşmüyor ve kıskançlık göstermiyorsun. Başkalarının da özel hayatları olduğunu düşünüp onlara saygı gösteriyorsun.
Eğer b’ler çoğunluktaysa:
Biraz daha düşünceli
Bazı zamanlar beyaz atlı prensine karşı çok düşünceli olup, bazı zamanlardaysa, bu tatlı ve düşünceli halinden sıyrılıp oldukça kıskanç ve baskıcı olabiliyorsun. Utangaçlığın kimi zaman duygularını tamamen ortaya çıkarmana izin vermese de, olayları kendi haline bırakmaya özen gösterebilirsin.
Eğer c’ler çoğunluktaysa:
Sonra görüşürüz
Kendine güvenmiyorsun. Bazen gerçekten olayları çok abartıyorsun. Oturup çılgınlar gibi ağlamadan ve bir kıskançlık krizi yaratmadan önce olan biteni bir kez daha düşünmende fayda var. Duygusal ilişkiler sakin sakin ve neşe dolu yaşandığı zaman güzeldir. Aksi takdirde erkek arkadaşını korkutup kaçırırsın!
Beden ve beynin uyumu!
bwsifttcmhl | 18 Temmuz, 2009 15:00
Beden ve beynin uyumu!
Selam sevgili periler ve Uzmanlar! Hepinizin gayet iyi bildiği gibi ben sporun her dalına bayılırım. Hareketlerin iyi bir kordinasyon içinde yapılıyor olması size denge ve kendinize güven duymanız konusunda oldukça yardımcı olacaktır!
Sporla ne kadar uyum içersindesiniz öğrenmek için aşağıda belirtilen şu basit 2 egzersizi yapmayı bir deneyin!
Egzersiz 1:
Ayakta: sağ ayağınızı yana doğru açın ve iki kolunuzu öne doğru çapraz bir şekilde getirdikten sonra ellerinizin birleştirin ve daha sonra da ayağınızı ve kollarınızı saat yönünde olacak şekilde daireler çizerek döndürün. Bu hareketi en az 5 kere tekrarlayın! Bitirdikten sonra da diğer ayağa geçin! Ne sonuç elde ettin?
A Hemen yapabildim.
B Bir kaç yanlış hareketten sonra yapabildim. Ama çok zor!
Egzersiz 2:
Sağ ayağınız yana açık ayakta kolunuzu önde yumruğunuz kapalı gelecek şekilde tutun. İşaret parmağınızı sanki bir nesneyi gösteriyormuş gibi çıkartın. Parmağınıza konsatre olup kolunuzu aşağı yukarı hareket ettirmeye çalışın. Daha sonra sol kolunuzu aynı şekilde açıp hareketi düzenli olarak aynı hızda tekrarlayın. Parmak hangi yöne doğru bakıyor?
A İlk karar verdiğim yönde!
B Kontrol edemiyorum. Farklı daireler oluşturuyor.
A, A- Egzersizleri tam yapabilmişsin!
Koordinasyon hissi sende tam! Beynin ve bedenin arasındaki bağlantıyı tam kurabiliyorsun. Onlar da kendi aralarında oldukça iyi anlaşabiliyorlar. Bir sporcunun sahip olabileceği gelecek senden çok uzak değil. Bir balerin ve hatta bir baterist bile olabilirsin!
B, B- İyi bir kordinasyon yeteneğine sahip olmadığını mı düşünüyorsun?
Sakın dert etme! Bunu ilerletebilirsin! Çünkü sende çok fazla kendini geliştirebilme yeteneği var! Sadece biraz yaptığına konsantre olman gerekiyor!
A,B veya B,A
Güzel bir sonuç! Tam olarak yapamadığın hareketeleri defalarca tekrar et! Sadece bedenini değil aynı zamanda beyni de kontrol etmiş olursun!
Evde nasıl elyapımı mum hazırlayabilirsiniz?
bwsifttcmhl | 09 Temmuz, 2009 13:06
Evde nasıl elyapımı mum hazırlayabilirsiniz?
Merhaba Kızlar!
Devamlı mağazalara gidip yeni mumlar mı alıyorsun? Pijama partilerin için uygun ortamı yaratacak mumlar mı arıyorsun? Ya da belki yeni yılda sevdiğin arkadaşlarına hediye edebileceğin şık bir hediye almak istiyorsun.Evet, sana yardımcı olmak için buradayım!
Mum Yapımı İçin Gerekli Malzemeler:
Balmumu yaprağı (40x20cm boyutlarında)
Fitil
Saç kurutma makinası
Kurabiye şekilleri
Silindir Mum Yapımı:
1. Eğer satın aldığın balmumu, rulo halindeyse önce onu yumuşak hareketlerle aç.Eğer sertleşmişse, saç kurutma makinasını düşük ısıda çalıştırarak biraz yumuşatabilirsin.
2. Uygun boyda fitili kesip, balmumu yaprağının kısa tarafına yerleştir ve yuvarla. İşte, kendine şık ve kalın bir mum yaptın!
İnce ve Çizgili Mum Yapımı:
1. Balmumu yaprağının kısa tarafına fitili yerleştir, sıkıca kıvır ve iyice sıkıştır. Balmumu biraz yapışkan bir madde olduğu için aslında düşündüğünden daha kolaylıkla yapabilirsin. Ardından yuvarlamaya başla, ama iyice sıkı ve düzgün sarmaya dikkat et.
2. Bütün balmumunu sardığında, saç kurutma makinası ile birleşim yerini ve tabanını hafifçe ısıtarak düzleştirmeye çalış.
3. Balmumu yapraklarını ikiye bölerek birbirine eş iki mum da yapabilirsin.Eğer istersen farklı iki rengi üst üste koyup birlikte de sarabilirsin.Böylece çok hoş, katmanlı ve çizgili görünümlü bir mum da elde edebilirsin.Gerekirse saç kurutma makinası ile hafif ısıda son katmanı ve tabanınıdüzeltebilirsin.
Şekilli Mum Yapımı:
1. Bir balmumu yaprağını güzelce aç ve kurabiye kalıbıyla (yıldız, çiçek, balık ya da herhangi bir şekil olabilir) çift sayıda kesebildiğin kadar çok şekil kes. 12 -16 arasında olursa ideal boyda bir mum olur.
2. Şekilleri tam ortalarından ikiye böl ve ilk önce tam yarısını üst üste diz. Sonra diğer yarım parçaları da sıkıca diz.İki yarım aynı uzunlukta olsun.
3. Şimdi elinde bir mumun iki yarısı var.Bir yarıyı yatay olarak yatır ve dikkatlice fitili yerleştir. Üzerine diğer mum yarım bloğunu, fitili tam ortada kalacak şekilde yerleştir.
4. Gerekirse saç kurtuma makinası ile hafifçe ısı vererek birbirlerine iyice yapışmalarını sağla.
5. Şimdi mumu dikey hale getir ve fitilin dışarıda kalan kısmını düzelt.Zevkine gore seçeceğin renklerle dilediğin şekillerde mumlar yapabilirsin. Yaratıcılığını kullan!İstersen yatak odanı bu mumlarla süsleyebilir, istersen arkadaşlarına kendi ellerinle yaptığın mumları hediye edebilirsin!
İşte bu kadar! Şimdi sıra sende.Arkadaşlarınla birlikte yapıp son derece eğlenebilirsin.Bana bu konudaki deneyimlerini anlatmanı bekliyorum!
Büyük Avcının Sırları...
bwsifttcmhl | 09 Temmuz, 2009 13:05
Büyük Avcının Sırları...
Bütün kükremelerine, homurdanmalarına ve vahşiliklerine rağmen, aslanlar aile yaşamı sürdüren hayvanlardır ve kendi içlerinde sosyal yaratıklardır.
Genellikle 15 ya da daha fazla aslandan oluşan sürüler halinde yaşarlar. Bu sürülerde bazen 3, bazen de 40 aslan bulunabilir. Böyle bir sürüde, aslanlar avlanır, yavrularını büyütür ve yaşam alanlarını birlikte savunurlar.
Sürülerde, dişiler avlanma ve yavruların bakımını üstlenirler. Genelde de aralarında anne, kız, büyükanne ve kız kardeşler gibi bir bağ vardır. Sürüdeki dişilerin çoğu hemen hemen aynı zamanda doğum yaparlar. Yavrular sadece kendi anneleri ile değil diğer dişilerle de oldukça yakındır.
Bir sürüde en fazla iki erkek bulunabilir. Dişiler, genellikle bütün hayatları boyunca aynı sürüde kalırlar ama erkekler sıklıkla aynı sürüde 2 - 4 yıl arası geçirirler. Bu sürenin sonunda ya kendileri ayrılırlar ya da sürünün liderliğini ele geçiren bir başka erkek tarafından gönderilirler.
Yeni bir erkek, sürünün liderliğini ele geçirdiği zaman, bütün yavruları öldürmesi olağan bir olaydır, böylece gelecek kuşaklar onun kanını taşırlar.
Sürüdeki erkeklerin başlıca görevi, sürünün yaşam alanını korumaktır. Bir erkeğin özellikle günbatımındaki güçlü kükreyişi yaklaşık 8 kilometre uzaktan duyulabilir. Bu kükreme, yaşam alanına girmeye çalışacak diğer hayvanlara uyarı niteliğindedir ve aynı zamanda sürüden uzaklaşan üyelere yer belirten bir çağrıdır.
Avlanma genellikle dişiler tarafından ve karanlıkta yapılır. Sıklıkla ikili ya da üçlü gruplar halinde avlanan dişiler, avlarını gizlice izler, çevrelerini sarar ve ardından da öldürürler.
Dişi aslanlar, avcılar arasında en başarılı tür sayılmazlar çünkü pek çok girişimde bulunmalarına rağmen, sadece bir kaçını öldürmeyi başarırlar. Avın öldürülmesinden sonra, genellikle erkek aslan yemek sırasında önceliğe sahiptir, onu diş aslanlar izler, kalanları da yavrular yer.
Erkekler ve dişiler, sürüye girmeye çalışan yabancı aslanlara karşı son derece vahşi bir şekilde savunma yaparlar. Böylece birlikte avlanan aile, birlikte yaşamaya da devam eder!
EĞLENCELİ GERÇEKLER
Aslanlar yürürken topukları yere değmez.
Aslanlar
saatte 58 km hızla koşabilirler ama buna uzun süre devam edemezler.
Aslanlar dillerini kullanarak su içerler ve her defasında küçük bir miktar su içebilirler. Bir aslanın susuzluğunu tam gidermesi yaklaşık 10 dakika sürer.
Eskiden Afrika’nın büyük bir kesiminde, güney Avrupa’da ve Asya’nın bazı bölgelerinde aslanlar yaşardı. Bugün ise sadece Afrika’da ve Hindistan’da Gir Ormanlarında bulunabiliyorlar.
Yetişkin bir erkek aslan bir öğünde ortalama 15 kilo et yiyebilir, bir aslanın bir defada 27 kilo et yemesi de olasıdır.
Kafeste 30 yıla kadar yaşayabilen aslanların doğal yaşamdaki ömürleri yaklaşık 15 yıl kadardır.
Bir dişi, 1 ila 6 arasında yavrulayabilir, bu rakam genellikle 2-4 arası değişir. Doğduklarında yavrular ortalama 1-2 kilo arasında olurlar.
Yetişkin bir erkek aslanın ağırlığı 150 ila 250 kilo arasında olabilir.
Aslanlar günün 20 saati boyunca fazla hareketli değildirler. Avlanmak için en karanlık ve sessiz zamanı beklerler.
Kedi ailesinde (Felidae) yeleye sahip olan tek üye aslanlardır ve sadece erkek aslanların yelesi vardır.
Erkek aslan, yaşam alanını, ağaç kabuklarına ve çalılıklara bıraktığı idrar ve bazı salgılardan oluşan bir sıvı ile işaretler.
Kediler neler yaparlar?
bwsifttcmhl | 09 Temmuz, 2009 13:05
Kediler neler yaparlar?
Selam kızlar!
İşte kedilerle ilgili on soru... ve cevapları!
Kediler niye somurturlar?
Kediler için insanlar çok iridirler. Kediyi azarlarsanız onu korkutursunuz. Ve kedinin gözlerine, onu eğitmek için dik dik bakarsanız sizi rakibi olarak görmeye başlar. Pek çok hayvan için gözler güç simgesidir. Kedinin bedenine göre gözleri çok büyüktür. Rekabet ortamında, güçlü bir kedi hasmına dik dik bakar ve rakibi düşmanlığı tırmandırmaktansa bakışlarını kaçırmayı tercih edebilir. Yani kediniz siz ona ısrarla baktığınızda bakışlarını kaçırıyorsa teslim oluyor demektir.
Kediler düş görürler mi?
İnsanlar gibi kedilerin de derin ve hafif uyku süreçleri vardır. Rüya görme derin uyku sürecinde gerçekleşir. Derin uyku sırasında kedilerin patileri kıpırdar, bıyıkları seğirir, kulakları silkelenir. Bazen mırıldanırlar.
Kedilerin kuyruğu neden sallanır?
Kedi kendini rahatsız hissettiğinde kuyruğu hafif titremeye başlar. Eğer kuyruğun tamamı dikleştiyse ve şiddetle sallanıyorsa bu çok heyecanlandığını gösterir.
Kediler neden kuyruğunu titretir?
Bir sebebi atlamadan önce dengesini sağlamak içindir. Diğeri avının dikkatini dağıtmak içindir. Eğer av hareketsiz kalırsa kedi ona odaklanamaz, kuyruğunu sallar ve avın hareketlenmesini sağlar.
Kedi kuyruğunu bir o yana bir bu yana sallıyorsa ne anlama gelir?
Yumuşakça bir o yana bir bu yana sallanan kuyruk memnuniyet göstergesidir. Kedi sessizce oturuyor ve kuyruğunu hızlıca sallıyorsa bir şeye odaklanmaya çalışıyordur. Eğer kuyruk şiddetle kamçı gibi sallanırsa kedi öfkelenmiştir. Bu sıkıntısının ve üzüntüsünün belirtisidir. Kuyruk bir hızlı bir yavaş sallanıyorsa, bu da kararsız kaldığı anlamına gelir.
Kediler neden ayaklarımıza sürtünür?
Kedi kafasını veya çenesinin yanlarını size, mobilyaya veya herhangi bir nesneye sürtüyorsa, bu bölgesini işaretlemek için koku bıraktığını gösterir. Kafasının önündeki, ağız çevresindeki ve çenesindeki dokular feremon isimli bir kimyasal salgılar ve sürtünmeyle karşı tarafa geçer. Kediler kokuların ne kadar zaman önce bırakıldığını anlar ve buna göre tehlikeye karşı dikkatli olurlar.
Kediler neden yuvarlanırlar ve karınlarını açarlar?
Nadirende olsa insanları böyle selamlarlar, bir kedinin sahibine yapacağı en büyük iltifattır. Bu hareket kedinin sizi ne kadar çok sevdiğinin ve sizin yanınızda ne kadar mutlu olduğunun göstergesidir. Karnını tamamen açması kendini son derece güvende hissettiğini belirtir, çünkü karnı en zayıf noktasıdır. Okşanmayı veya oyun oynamayı istiyor olabilir. Eğer karnı açık uyuyabiliyorsa bu size olan güveninin doruğa vardığına işarettir.
Kedilerin hafızası var mıdır?
Kedilerin hafızası köpeklerinkinden 200 defa daha güçlüdür. Bu hafıza seçicidir ve sadece işine yarayacak bilgileri saklar.
Kediler neden tehdit edildiklerinde hırlar ve tıslar?
İnanması zor ama yılanları taklit ederler. Kedinin tıslaması neredeyse yılanınkinin aynısıdır-ve yılan doğadaki en ürkütücü yaratıklardan biridir. Aslında tıslamak hayvanlar dünyasında çok yaygındır. Kedi tısladığında ağzını yarım açar, üst çenesini geri çeker ve yüzünü buruşturur. Bu sırada nefesini o kadar hızlı bırakır ki yakınındaysanız rüzgarını hissedebilirsiniz. Bu şiddetli nefese tükürükler eşlik eder. Hemen her zaman düşmanı püskürtmede işe yarar.
Kediler renkleri görürler mi?
Eskiden kedilerin renk körü olduklarına inanılırdı, ama şimdi biliniyor ki bazı renkleri ayırdedebiliyorlar. Temelde dünyayı mavi ve yeşilin tonlarında görürler. Aslında renklere pek dikkat etmezler. Bu, doğada yaşamlarını sürdürebilmeleri için gerekli bir özellik değildir.
EVDE SUYU KURTARMANIN 10 YOLU
bwsifttcmhl | 09 Temmuz, 2009 13:04
EVDE SUYU KURTARMANIN 10 YOLU
Arkadaşlar, basit önlemler ile yılda 140 ton suyu kurtarabileceğinizi biliyormusunuz acaba?
1) Musluğu açık bırakmayın
Annelerimiz bize o lezziz sebze yemeklerinden yapmadan önce onları güzel güzel yıkıyorlar. Sebzeler elde yıkanmak yerine, su dolu bir kapta yıkanırsa, çok daha az su tüketilir. 4 kişilik bir aile bu yöntemle yılda 18 ton su kurtarabilir.
2) Bulaşıkları elde değil makinede yıkamak hem temizlik açısından hemde su tasarrufu açısından önemlidir
4 kişilik bir ailenin bulaşığı elde yıkandığı zaman 80 ile 120 litre su kullanılır. Oysa bulaşık makinası aynı bulaşığı sadece 12 litre su ile yıkar. Buda yılda 26 ile 40 ton suyun kurtarılması demektir.
3) Dişerinizi fırçalarken, suyu kapatın
Diş ve ağız sağlığımıza dikkat etmeliyiz. Diş fırçalarken musluğu kapatara kullanmadığımız su gideri, yılda kişi başına ortalama 12 tondur. 4 kişilik bir aile için bu rakkam, 48 tondur.
4) Daha sık duş alın
Temizliğimize de özen göstermeliyiz. 5 dakikalık bir duşta ortalama 60 litre su harcarsınız. 4 kişilik bir ailenin her bir ferdi duş süresini 1 dakika kısaltırsa, yaklaşık 18 ton su kurtarırsınız.
5) Duş başlığınızı değiştirin
Yeni model, gayet ekonomik, suyu daha iyi püskürten su başlıklarından alın. Böylece daha az suyla daha tazikli duş alabilirsiniz.
6) Muslukları tamir ettirin
Evdeki tüm muslukların su kaçırmadığından emin olmalıyız. Bozuk musluk gördüğümüzde anne-babamızı onları tamir ettirmek konusunda yönlendirmeliyiz... Her saniye bir damla su akıtan musluk yılda bir ton su harcar.
7) Sifona plastik bir şişe yerleştirin
Sifonunuzun içersine içi dolu bir pet şişe koyarsanız, her sifonu çekişinizde o pet şişenin kapladığı hacim kadar su tasarrufu sağlamış olursunuz. Sadece bu basit önlemle bile yılda 2 ton su kurtarabilirsiniz.
8) Gereksiz yere sifon çekmeyin
Tuvaleti çöp olarak kullanmamalısınız.
4 kişilik bir ailenin her ferdi, sifonu günde bir kez amacı dışında çekerse, yılda 16 ton su harcanmış olur. O yüzden lütfen tuvalete çöp ve tuvalet kağıdından başka birşey atmayın.
9) Çamaşır makinasını ekonomik kullanın
Evde, çamaşır makinası konusunda yapacağınız aile fertleri arasındaki iş birliği ailenizin büyük miktarda su tasarrufu yapmasını sağlayacaktır. Bir çamaşır makinası tek çalıştırmada 176 litre su harcar. Makinayı tam doldurmadan çalıştırmazsanız su tasrrufu için büyük bir katkıda bulunmuş olursunuz. Makinanızı yılda bir kez daha az çalıştırırsanız, yılda 9 ton suyu kurtarırsınız.
10) Su kaçaklarını engelleyin
Bu iş hernekadar sizin göreviniz olmasada evinizdeki eskiyen su borularının yenileri ile değiştirilmesi yada tamir ettirilmesi de faydalı olabilir. Eski tip borular tonlarca su harcar.
Güzel Kelebekler!!
bwsifttcmhl | 09 Temmuz, 2009 13:04
Güzel Kelebekler!!
Selam kızlar,
İşte size kelebekler ile ilgili bir takım merak ettiğiniz sorular... tabiki cevapları ile birlikte!
"Kelebek" kelimesinin kökeni nereden geliyor?
Bu kelimenin kökeninin nereden geldiğini bilen pek kimse yok. Büyük bir ihtimalle ingilizce tereyağ kelimesi butter’ın , Avrupalı bir kelebek çeşidi olan sulphur’un rengine benzemesinden dolayı çıktığı düşünülmekte.
Bir kelebek ile bir güve arasındaki fark nedir?
Hernekadar kelebekler ve güveler birbirine çok benzese de, aralarında birçok fark vardır. Birçok kelebek gün boyunca uçar ama güveler gece uçarlar. Bir kelebeği, bir güveden ayırmanın en kolay yolu, ilk önce antenlerine bakmaktır. Birçok kelebek, kanatları kapalı ve dik halde dinlenmeyi tercih ederken güveler, kanatları açık ve düz olarak dinlenirler. Birbirlerinden ayıran başka bir özellik ise , kelebeklerin parlak şaşaalı kanatları varken güvelerin, daha mat kanatlarının olmasıdır.
Bir kelebek nekadar yaşar?
Yaşlı bir kelebek ortalama bir ay kadar yaşar ama birçok kelebek doğal ortamda meydana gelen tehlikelerden dolayı daha kısa bir hayata sahip olurlar. Ufak kelebekler bir hafta civarı yaşadıkları halde bazıları çok nadirde olsa, dokuz aya kadar bir yaşam sürdürebilirler.
Kelebekler geceyi nerede geçiririler?
Geceleri yada fırtınalı havalarda birçok kelebek, bir yaprağın altına, çimenlerin arasına yada kayaların oyuklarını kendilerine siper alarak uyumayı tercih ederler.
Kelebekler yumurtalarını nereye bırakırlar?
Birçok kelebek yumurtalarını tırtıllar tarafından yenilen bitkilerin üzerine bırakırlar. Bazı çeşit kelebekler yaprakların üstüne, bazıları altına bazıları ise tam arasına bırakırlar.
Kelebekler ve güveler ne yerler?
Kelebekler ve bazı güveler bir tübe benzer olan hortumları ile beslenirler. Bu yüzden besinlerinin sıvı halde olması gerekir. Başlıca besin kaynaklarından biride çiçek nektarıdır. Bazı kelebekler ise ihtiyaçları olan besinleri toprakdan yudumlamak için çamur birikintilerine giderler.
Eğer bir kelebek kanadına dokunursanız, kelebeğe zarar verirmisiniz?
Bir kelebeğin yada güvenin kanadına deydiğiniz zaman, parmaklarınıza birtakım tozlar bulaşır ve kelebeklerin uçmasına yardımcı olan kanatlarına zarar vermiş oluruz. Genellikle bir kelebek kanadına dokunmak çok iyi bir fikir değildir.
Kelebekleri kurtarmak için neler yapabiliriz?
Tabiki onlara yardımcı olabileceğimiz şeyler var. İlk başta güve ve kelebek kolleksiyonu yapmaktan vazgeçmeliyiz. Onların beslenmelerine yardımcı olan bitkiler yetiştirmeliyiz. Araştırıp,güveler ve kelebeklerin neler yediğini bulmalıyız. Eğer kelebek türünün sona ermesini istemiyorsak, doğal ortamalarına zarar vermememiz gerekmektedir.
MUHTEŞEM PANDALAR!
bwsifttcmhl | 09 Temmuz, 2009 13:03
MUHTEŞEM PANDALAR!
Merhabalar,
Hadi biraz Pandalar hakkında bilgi edinelim!
Coğrafyacılar tarafından Panda’nın ilk keşfedildiği tarih, 2000 yıl kadar önceye dayanmaktadır. Siyah ve beyaz tüyleri ve sakin tavırları ile alışılmışın dışındaki bu hayvanlar sadece ot ile beslenirler. Çinlilere göre Pandalar barış ve arkadaşlığın sembolüdür. Dünyanın geri kalanına görede çok sevimli ve hayranlık uyandıran bir hayvandır.
Bugün,yaşadıkları doğal ortamda sayılarının binden daha az olduğu düşünülmektedir. Pandalar sadece bambu yer ve tek başlarına yaşarlar. Hernekadar Çinde 300 çeşit bambu bulunsada Pandalar sadece bunlardan 10-12 çeşidini yerler. Günde ortalama 14 saat kendilerine yemek arayarak geçiren Pandalar, ortalama 25 kilogram bambu yerler.
Bazen Pandaların çimen, ağaç kabuğu, sap, yaprak, asma, mantar yediği görülmesi ile birlikte kimi zamanda bambu köklerinin arasından fare yakaladıklarıda görülür. Pandalar kış uykusuna yatmazlar. Bambu yiyerek vakit geçirirler.
Bir Panda ortalama 200 kilogramdır. Erkek Pandalar, dişi Pandalar’dan daha fazla kiloludurlar. Yakalnmış ve belirli bir ortamda yaşatılan Pandalar’dan ömürlerinin ortalama 25 yıl olduğunu görüyoruz. Ama doğal ortamda yaşayan pandaların ortalama nekadar yaşadıkları hakkında hiçbir bilgimiz bulunmamaktadır.
Pandalara en yakın diğer tür, Hindistan, Çin ve Nepal’de görülen Kızıl Pandalardır. Kızıl Panda ufak, ağaçlarda yaşar ve genellikle kanını doyurmak için kök, meyve, fındık-fıstık ve böcek yer. Birçok bilim adamı Pandaları ayıdan çok, rakun ( ayıya benzer kuyruğu alaca halkalı olup ağaçta yaşayan bir Kuzey Amerika hayvanı )olarak tanımlarlar.
İlk Pandalar bundan 1-3 milyon yıl öncesinde buz çağında bulunmuş. Panda fossillerine Burma, Vietnam ve Çin’de rastlanmaktadır. Bugün Pandalar doğal ortamlarının iyi sağlanmasından dolayı nesillerinin yok olması ile karşı karşıya bulunmaktadırlar. Yapılması gereken en önemli tedbirin ormanların yok edilmesini engellemek olduğudur. Yoksa Pandalar için başka hayatta kalıp türlerini devam ettirme şansı bulunmamaktadır.
Ne kadar duyarlısın?
bwsifttcmhl | 09 Temmuz, 2009 13:03
Ne kadar duyarlısın?
Merhaba!
İşte sana kendini daha iyi tanıyabilmen için ufak bir test! Her soruyu "Evet" veya "Hayır" olarak cevapla! Haydi şimdi biraz dikkatini toplayıp soruları cevaplamaya ne dersin?
1. Başkalarının acılarını hissedebiliyor musun?
2. İçinde bulunduğun ruh halin çevrendekilerin ruh haline göre değişiklik gösteriyor mu?
3. Çevrendeki seslere karşı çok mu fazla duyarlısın?
4. Çok kolay korkuyor musun?
5. Duygusal hikayeler okumaktan hoşlanır mısın?
6. Bir hayvansever misin?
7. Yalnız kalmak hoşuna gider mi?
8. Çok kolaylıkla bir film, hisli bir şarkı veya bir sanat eserinden etkilenir misin?
9. Kendini doğa ile uyumlu hissediyor musun? Toprak, su, hava ile?
10. Üzüntü içinde olan insanlara karşı gösterdiğin sevgi doğal olarak içinden kendiliğinden mi gelir?
11. Başkasının ihtiyaçları söz konusu olduğu zaman iyi bir dinleyici misin?
12. Sanatsal mı yoksa yaratıcı yönün mü daha kuvvetli?
Şimdi , "Evet" olarak verdiğin tüm cevapları say!
Evetler: 0-3 arasında ise,
Görünen o ki, bu gezegen üzerinde olan en hisli kişi sen değilsin. İçinde bulunduğun durumdan çok etkilenmeden çıkabiliyorsun ve başkalarının da böyle olmasını bekliyorsun!!! Sert bir yapın var. Bu da seni çok kuvvetli yapıyor. Böyle olunca da acılardan ve tutkulardan uzak kalıyorsun...
Evetler: 4-7 arasında ise,
Genel olarak duygularının seni üzmesine izin vermiyorsun. Oldukça pratik birisin ve çevrende olup bitenlerin seni etkilemesine izin vermiyorsun. Bunun yanında hayatın tüm güzelliklerinin tadını çıkarabilecek kadar da hislisin.
Evetler: 8-11 arasında ise,
Eğer çevrende olup biten çok duygusal ortamlar varsa, sen bu ortamlardan diğer kişilerin olduğundan daha fazla etkileniyorsun. Yardım edemezsin ama yine de olan bitenle bağını koparmamaya bak. İişler oldukça kötüye gidiyorsa da kırılmayacak kadar kuvvetli olduğunu bil!
Evetler 12 tane ise,
Çok duygusal ve her şeyden çok çabuk etkilenen bir yapın var! Çok güçlü bir hayal gücüne sahipsin, yaratıcısın, meraklısın, çok iyi bir organizatör ve aynı zamanda da sorun çözücü bir yapıya sahipsin. Çok vijdanlı biri olmanla birlikte kimi zaman çok fazla takıntılı olup başkalarının dediklerine çok fazla önem vermen senin kendini çok güvensiz hissetmene sebep oluyor. İpucu: Çok özelsin, bu da senin en önemli yanın!
Zambak mısın yoksa nergis mi?
bwsifttcmhl | 09 Temmuz, 2009 13:02
Zambak mısın yoksa nergis mi?
Selam kızlar!!
İlkbahar kapıya dayandı. Havanın ısıması ile birlikte kelebekler çiçeklerin arasında utanarak uçmaya başladılar bile....sanki bizi doğayla iç içe olmaya çağırıyorlar. Bu güzel mevsim başlangıcında odamızdaki duvara biraz renk vermeye onu canlandırmaya ne dersiniz? Nasıl mı? İşte size güzel çiçekler hakkında bazı sırlar!
İlk önce çiçekler arasından ne tarz bir çiçek çeşidi seçmeniz gerektiğine karar vermeniz gerekiyor. Soğan mı, tohum mu? Bazı çiçeklerin Mart-Nisan aylarında toprağa konulması gerekir ki bunlar yazın çiçek versinler. Bu çiçekler de begonvil, yıldız çiçeği, zambak, menekşedir. Nergisler ve laleler aslında diğer yazlık olan çiçeklerin kardeşleridir. Onlar kış çiçekleridir ve kıştan önce sonbaharda toprağa konulması gerekmektedir. İyi bir kış serinliğini aldıktan sonra havaların ısınması ile birlikte çiçek vermeye başlaralar. Çevrede çok yakın bir zaman içerisinde göreceğiniz tüm laleler bu mevsimde değil, sonbaharda ekilmiş lalelerdeir.
Eğer bu mevsimden toprağa bir tohum ekip onun da çiçeklerini yazın görmek isterseniz, bunun için mutlaka bir büyüğünüzden veya çiçekçiden yardım almanız gerekecek. Yapmanız gereken tek şey, büyütmek istediğiniz çiçeğin ebatlarında bir saksı edinip onunla beraber evinizin en yakınındaki çiçekçiye gitmenizdir.
Eğer çiçekler konusunda bu kadar hevesliyseniz...işte size çiçeklerden bir kaçının anlamını!
Begonvil: cesaret
Yıldız çiçeği: zevklilik
Pıtırcık: güzellik ve kıskançlık
Sümbül: incelik
Zambak: saflık
Nergis: kendinden eminlik
Kırmızı lale: mükemmel aşk
Sümbül: romantik düşünce
Hayvanlar hakkında merak ettikleriniz!
bwsifttcmhl | 09 Temmuz, 2009 13:02
Hayvanlar hakkında merak ettikleriniz!
Merhabalar! Hayvanlar dünyası içinde bir çok sır barındırır. İşte size merakınızı açıklayacak bazı cevaplar.
Avusturalyalı bilim adamları köpeklerin bazılarının sol, bazılarının sağ, diğer geri kalanlarının da iki elini de aynı anda kullanabildiklerini açıklamışlardır. Çalışmalara göre köpeklerden hem sağ hem de sol elini kullanabilen türlerin havai fişek atışlarından ve gök gürültüsünden çok fazla korktukları bilgisi ortaya çıkmıştır. Eğer köpeğinizin sol elini mi, sağ elini mi yoksa her iki elini mi kullandığını merak ediyorsanız , yemeğini yerken hangi eli ile yemek kabını tuttuğunu inceleyerekten bunun cevabını öğrenebilirsiniz. Hiç olmadı, en basiti... ondan bir pati isteyin!
Diğer merak ettikleriniz... Peki bunları biliyor musunuz?
Penguenlerin 2 metreye yakın zıplayabildiklerini...
Örümceklerin yaklaşmak için yeni muz yemiş kişileri seçtiğini....
Yunusların uyurken tek gözleri açık uyduklarını...
Japon balıklarının hafızalarının 3 saniye olduğunu...
Salyangozların 4 burnu olduğu ve ayaklarından nefes aldıklarını...
Koala ayılarının parmak izlerinin , insan parmak izlerine çok beğenzediği ve bir suç ortamında karışıklık yaratabileceklerini....
Kunduzların nefeslerini 45 dakika tutabildiklerini...
Arıların 5 gözleri olduğunu, bunlardan 3’nün ufak ve başlarının tepesinde olduğunu, diğer 2 tanesinin önde ve daha büyük olduğunu...
Bal arılarının kirpiklerinin olduğunu ve bunları daha fazla bal toplamak için kullandıklarını...
Yarasaların mağralardan çıkarken, hep sola doğru uçtuklarını...
Kutup ayılarının çoğunlukla solak olduklarını ve derilerinin aslında siyah olduğunu ama bu arada tüylerinin beyaz çıktığını ve şeffaf olduğunu...
Aslanların günde 17 saat uyuduğunu...
Zürafaların ses tellerinin olmadığını, boyunlarının çevresindeki havayı titreştirmeleri sonucunda iletişim kurduklarını, bir zürafanın bir attan daha hızlı koştuğunu ve istedikleri zaman bir deveden daha fazla susuz kalabildiklerini....
Kaplanların ylnız tüylerinin değil aynı zamanda derilerinin de çizgili olduğunu...
Bir filamingonun ancak baş aşşağı yemek yiyebildiğini...
Chow chow köpeklerinin dillerinin mavi olduğunu...
Okuduğunuz gibi, doğa içinde bir çok güzellikler ve sırlar bulundurmakta
Dünyayı Kurtar!
bwsifttcmhl | 09 Temmuz, 2009 13:01
Dünyayı Kurtar!
"Çevre" kelimesi, doğal dünyadaki tüm elementleri kapasamaktadır. Bunun içine dünya, okyanuslar, gökyüzü, hava, bitkiler ve orada yaşayan hayvanlar da girmektedir.
Ayrıca içinde yaşadığımız ortamı, nasıl yaşadığımızı ve burada yaşayan insanları da içine almaktadır bu kelime. Çevre kirliliğinin en önemli sebeplerinden biri de sahip olduğumuz kaynakları yalnış kullanmamızdır. Günlük hayat içersinde kullandığımız bir çok madde doğal ortamımızı kirletmeye yönelik tehlike taşımaktadır. Bunlar ağaçlardan, petrolden, kumdan, sudan, toprak ve doğal kaynaklardan oluşan ve kendi kendini çok zor yok eden maddelerden yapılmaktadırlar. Bu tip maddeleri çevreye atarken onların doğal ortam içersinde kendilerini çok zor yok ettiklerini ve hatta edemediklerini bilmemiz gerekmektedir.
Çevre kirliliğini önleyebilecek ve doğanın yok olmasını engelleyecek bir takım öneriler nelerdir? İpucu ister misiniz?
Dişlerinizi fırçalayın ama musluğu kapatmayı unutmayın.
Seyredilmeyen televizyonu ve gereksiz yanan ışıkları kapalı tutun.
Duş alın, küveti doldurmaktan kaçının.
Okula yürüyün veya toplu taşım araçları ile gitmeyi deneyin.
Giymediğiniz kıyafetlerinizi çevrenizde ihtiyacı olan arkadaşlarınıza verin.
Atacağınız kağıtları bir kutuda biriktirin. Bunları toplayan ve onlardan tekrar kağıt yapan kuruluşlar ile iletişime girmek için ailenizi ve okulunuzu yönlendirin.
Yeşile destek veren bir organizasyona katılın ve bir fidan dikin.
Yerlere çöp atmayın.
Alışveri yaparken geri dönüşümlü ambalajlar ve paketler seçmeye dikkat edin.
İşte size çöpe attığınız ve hatta yerlerde gördüğünüz bazı malzemelerin kendilerini yok etme süreleri:
Pamuklu bezler: 1-5 ay
Kağıt: 2-5 ay
İp: 3-14 ay
Yünlü çoraplar: 1-5 sene
Sigara izmaritleri: 1-12 sene
Kağıt, plastik karışımı süt kutuları: 5 sene
Plastik çantalar: 10-20 sene
Deri ayakkabılar: 25 -40 sene
Sentetik kumaşlar: 30-40 sene
Teneke kutular: 50-100 sene
Alüminyum kutular: 80-100 sene
Plastik 6’lı kutu taşıyıcılar: 450 sene
Cam şişeler: 1 milyon sene
Plastik şişeler: Sonsuza dek...
İşte bu yüzden çevreyi temiz tutmak ve doğal ortamı korumak için elimizden geleni yapmalıyız. Tabi eğer kendimize ve bizden sonraki nesillere mutlu ve sağlıklı bir hayat bırakmak istiyorsak.
Test: hangi hayvansın?
bwsifttcmhl | 09 Temmuz, 2009 13:01
Test: hangi hayvansın?
Hepinize sihir dolu selamlar! Karakter olarak hangi hayvan san a daha çok benzemekte? Aşağıdaki test ile bunu anlayabilirsin!
Aşağıdaki soruları
A veya
B şıklarından birini seçerek cevaplayabilirsin...
1) Et mi seversin, sebze mi?
A Et
B Sebze
2) Sana kendini daha iyi hissettiren şey:
A Koşmak
B Şarkı söylemek
3) Erkek arkadaşın seni terketmek üzere ama bunu sana bir türlü söyliyemiyor:
A Onun elini tutar ve durumu çokdan anladığını söylersin.
B Fikrini değiştirmesi için onu ikna etmeye çalışırsın.
4) Uçmakdan korkar mısın?
A Hayır
B Evet
5) Sabah kalkdığında ilk yaptığın şey:
A Kalkar kalkmaz direkt olarak kahvaltı yapmak
B Sakin bir şekilde kalkıp, giyindikten sonra kahvaltı yapmak
6) Eğer yalan söylemek zorunda kalırsan bunu:
A Sevdiğin bir kişiyi üzmemek için
B Çıkabilecek sorunları engellemek için yaparsın
7) SKimsenin bulunmadığı bir adada tek başına kaldın! Yapacağın ilk şey:
A Kendine bir çadır yapmak için malzeme aramaya başlarsın
B Birilerinin seni duyabileceğini tahmin ederekden bağırmaya başlarsın
şimdi A cevaplarını saymaya başla!
6 tane A cevabın varsa : Aslan
Kuvvetli, korkusuz ve hayat dolusun! Çok meraklı ve ihtiras dolu bir yapın var. Çevrende olup biten hiç bir şeyi şansa bırakmıyorsun. Ufak bir defo:biraz rahat olmaya bak! En iyi fikirler beynin biraz rahatladığı zaman ortaya çıkar!
3 ile 5 arasındaki A cevapları için : Yunus
Hep neşeli olmaya çalışan, espiri dolu bir yapıya sahipsin. Bu da senin çok sevilen ve aranan biri olmana sebep vermekte! Ara sıra bir dur, düşün ve bir daha düşün! Allah’dan bazı zamanlar var ki, denizden fırlayan yunuslar gibi yeni fikirlere sahip oluyorsun. Ufak bir defo: bazen çok saf....ve hatta fazlasıyla iyi oluyorsun!
ve 2 arasında verilen A cevapları : Cır cır böceği
Fiziksel veya ruhsal açıdan hiç bir zorluğa gelmekden hoşlanmıyorsun. Ama şanslısın ki belirli bir dönem sonra, istediğin şeyi elde edebiliyorsun. Bu da sana çok büyük sakinlik veriyor. Ufak bir defo: çok fazla tembellik! Koltuğa bağlı kalarak önüne gelen bir takım fırsatlardan kendini uzak tutuyorsun!
Seyretmek kolay, yetiştirmek zor!
bwsifttcmhl | 09 Temmuz, 2009 13:00
Seyretmek kolay, yetiştirmek zor!
Selam periler! Bir çiçeğin güzelliğinden büyülenmeyecek kim vardır acaba? Çiçekler sadece güzel olmakla kalmayıp, aynı zamanda ruh sağlığı için de çok iyi bir terapi kaynağıdır. Çünkü çiçekler kişinin ruh halini olumlu yönde değiştirdiği gibi, insanın tüm stresini ve mutsuzluğunu da yok eder.
Birine hediye vermek için en güzel hediyelerden biri içerisi dayanıklı çiçeklerden oluşan bir vazodur. Eğer sevgililer günü, anneler günü gibi anlamlı günlerde çiçek hediye etmek istiyorsanız , hediyenin yanında bir karta mutlaka iyi niyetlerinizi belirten bir yazı yazmanız ve imza atmanız gerekir. Japonya gibi bir ülkede çiçeği sunum sanatı bile başlı başına farklılığınızı gösteren bir imzadır.
İşte size çiçekleri daha uzun ömürlü tutabilmek için bir kaç altın fikir:
-Buket aldığınızda altında sarılı olan her türlü kağıdı vazoya koymadan önce mutlaka çıkarın yoksa bakteri üremesini hızlandırmış olursunuz.
- Çiçekleri vazoya yerleştirmeden önce, gövdenin alttan ortaya kadar olan tüm yapraklarını temizlenmesi gerekiyor. Tabanından 2 parmak kalınlığı civarında kesilmesi de mecburidir. Böylelikle çiçek daha çok su ve hava alması kolay gelişir.
-Eğer satın aldığınız çiçek sünger içerisinde geldiyse süngerin üzerine su koyun.
-Evinizde mevcutsa, suyun içerisine çiçekler için hazırlanmış vitamin koymanızın çiçeğiniz sağlığı için çok faydalı olduğunu göreceksiniz.
-Çiçeği koyduğunuz su bulanıklaştığı zaman suyu derhal tamamen değiştirin. Eğer mümkünse bu sırada çiçeğin saplarını da yine iki parmak kalınlığında kesin. Çiçeklerin saplarını normal makas kullanarak kesmeyin. Mutlaka çiçek kesme makası kullanın. Saplarını temiz suyun içerisinde kesmeye özen gösterin.
-Çiçeklerin saplarını normal makas kullanarak kesmeyin. Mutlaka çiçekçi makası veya keskin bıçak kullanın. Keserken saplarını hava ile temas ettirmeyin. Ayrıca çiçeğin sapını keserken mümkün olduğunca açılı keserek çiçeğin sapının suyla en üst seviyede temas etmesini sağlayın.
Kesim işleminde bir büyüğünüzden yardım istemeyi unutmayın!!!
-Suyun derecesi çok soğuk veya çok sıcak olmasın, aksi halde çiçeğinizin ömrü kısalır.
-Kesilmiş çiçekleri vazoya yerleştirirken yaprakların suya girmemesine özen gösterin. Eğer girme ihtimali varsa yaprakları kesin, çünkü yapraklar suyla temas ettiğinde hızla bakteri üremektedir.
-Çiçeklerinizi direkt olarak güneş ışığından ve sıcak mekanlardan uzak tutun. Isı yayan objelere yakın tutmayın. Örnek : Kalorifer, soba, halojen lamba, televizyon, fırın.
-Bakteri oluşmasını önlemek için bir litre suya bir çay kaşığı çamaşır suyu ilave edin. Böylelikle çiçekler daha rahat su çekeceği gibi ömürlerinin de daha uzun olduğunu göreceksiniz. Önemli hatırlatma : Bu işlemi sadece cam vazolarda deneyin, metal vazolar çamaşır suyu ile tepkime verebilir.
-Güllerin boynu bükülmeye başladıysa başka yere koyup konumunu farklılaştırın ve yukarıda anlatıldığı şekilde saplarını 1-3 cm arası kesin.
Çiçeklerin de hava almaya ihtiyaçları vardır. Bu yüzden sık sık cam açmaya ve onlara temiz hava aldırmaya çalışın!
Çiçek bakımını kolay bir şey zannediyorsanız , o kadar da kolay değilmiş. Herşey de olduğu gibi bunda da emek vermek gerekiyor. Eskilerin bir sözü vardır: Çiçekleri seyretmek kolaydır, zor olan onları yetiştirmek.
Onların da bir canı olduğunu düşünürsek, hayatlarının daha uzun olmasını sağlamak bizim elimizde.
Bir çok konuda saymakla bitiremediğimiz yeşil çayın faydalarını kısa cümlerlerle sizinle paylaşmak istiyoruz.
bwsifttcmhl | 09 Temmuz, 2009 12:32
Bir çok konuda saymakla bitiremediğimiz yeşil çayın faydalarını kısa cümlerlerle sizinle paylaşmak istiyoruz.
YEŞİL ÇAYIN FAYDALARI:
Günlük hayat içersindeki performansa olumlu yönde katkısı bulunur.
Yorgunluk ve uyku halini engeller.
Stres için birebirdir.
Bakterileri öldürür.
Grip virüsünü önler ve öldürür.
Ağız kokusunu önler.
Diş çürümesini engeller.
Yaşlanmayı geciktirir.
Kanser hücrelerinin gelişmesini önler.
Hücre yenileyicidir.
Deriyi besler.
Kemik erimesini engeller.
Mide ve bağırsak problemlerini hafifletir.
Migreni geçirir.
Vücuttaki yağ yakımına faydası vardır.
Doğal ve mucize yeşil çay aynı zamanda güzellik için de birebirdir. Yeşil çaydan yapılan vücut ve göz çevresi jelleri bulunmaktadır.
PAPATYA!
bwsifttcmhl | 09 Temmuz, 2009 12:30
|
PAPATYA!
Bitkiler üzerine çalışma yapan bilim adamları her bitkinin özelliklerinin farklılığı konusunda uyarıyor. Kaş yapayım derken göz çıkarmamak için son derece dikkatli olunmalı.
Karın ağrılarında çocuklara papatya çayı içirilebilir. Papatya çiçeği, gaz birikimine, ishale, mide rahatsızlıklarına, uykusuzluğa, adet düzensizliklerine, yüksek ateşe karşı etkilidir. Rahatlatıcı olarak da kullanılır. İltihaplanmalarda antibiyotik tedavisine destek amaçlı uygulanabilir. Günde 2-3 bardaktan fazla çay alındığında mide bulantısı yapmaktadır.
Ağrıya karşı bitki yastığı
Bilim adamları papatyanın hangi şikayetlerde nasıl kullanılacağını şöyle anlatıyor:
· Göz, göz kapağı iltihaplarında, kaşıntılı ve akıntılı deri döküntülerinde dıştan kompres ve yıkama yoluyla kullanılabilir.
· Diş ağrısında gargara yapılır.
· Ağrılı bölgelere, kurutulmuş papatya ile doldurulmuş sıcak yastıklar koymak (Bitki Yastığı) özellikle önerilir.
· Ağır hastalıklardan sonra papatya banyoları hastanın toparlanmasına yardımcı olur.
· Yüz ve cilt güzelliğ için kaynatılmış bitki suyuyla haftada bir-iki kez yüz yıkanır.
· Papatya buğusu, nezle ve sinüzit gibi rahatsızlıklarda kullanılır. (Buğu tedavisinden sonra hemen soğuk havaya çıkmamak gerekir)
· Nedeni bilinen kronik ağrılarda (sinir ağrıları, romatizma) gibi papatya yağı ile masaj yapılabilir.
Her derde deva olan papatya, birçok şekilde kullanmak mümkün. Papatyanın şifa vermesi için hazırlanma şartları:
· Çay : Yarım veya bir tatlı kaşığı dolusu çiçek, orta boy bir demliğe konur (250-300 cc'lik) demlenmeye bırakılır (kaynatılmaz) ve 8-10 dakika demlendikten sonra süzülür.
· Banyo amaçlı: Tam banyo için dört avuç dolusu, yüz veya saç yıkamak için bir avuç dolusu papatya çayı haşlanır. 10 dakika demlendikten sonra banyo suyuna eklenir.
· Kompresler: Bir bardak kaynar süt, bir yemek kaşığı dolusu çiçeğin üstüne dökülür, demlenmesi için 8-10 dakika beklenir ve posası süzüldükten sonra sıcak sütle kompresler yapılır.
· Bitki yastığı: Keten bezinden yapılmış bir yastık, kurutulmuş çiçeklerle doldurulur ve ağzı dikilir. Kuru bir tavada veya fırında iyice ısıtılır ve ağrılı bölgenin üstüne koyulur.
· Papatya yağı: Güneşli havada toplanmış çiçekler, bir şişenin içine gevşekçe doldurulur ve üstüne sızma zeytinyağı çiçekleri örtecek kadar eklenir.
Şişe 14 gün boyunca, arada bir çalkalanarak ve kapağı açılarak güneşte bekletilir. Daha sonra tülbentten süzülür ve koyu renkli şişelerde serin bir yerde saklanır.
|
|
Güzel Kelebekler!!
bwsifttcmhl | 09 Temmuz, 2009 12:29
Güzel Kelebekler!!
Selam kızlar,
İşte size kelebekler ile ilgili bir takım merak ettiğiniz sorular... tabiki cevapları ile birlikte!
"Kelebek" kelimesinin kökeni nereden geliyor?
Bu kelimenin kökeninin nereden geldiğini bilen pek kimse yok. Büyük bir ihtimalle ingilizce tereyağ kelimesi butter’ın , Avrupalı bir kelebek çeşidi olan sulphur’un rengine benzemesinden dolayı çıktığı düşünülmekte.
Bir kelebek ile bir güve arasındaki fark nedir?
Hernekadar kelebekler ve güveler birbirine çok benzese de, aralarında birçok fark vardır. Birçok kelebek gün boyunca uçar ama güveler gece uçarlar. Bir kelebeği, bir güveden ayırmanın en kolay yolu, ilk önce antenlerine bakmaktır. Birçok kelebek, kanatları kapalı ve dik halde dinlenmeyi tercih ederken güveler, kanatları açık ve düz olarak dinlenirler. Birbirlerinden ayıran başka bir özellik ise , kelebeklerin parlak şaşaalı kanatları varken güvelerin, daha mat kanatlarının olmasıdır.
Bir kelebek nekadar yaşar?
Yaşlı bir kelebek ortalama bir ay kadar yaşar ama birçok kelebek doğal ortamda meydana gelen tehlikelerden dolayı daha kısa bir hayata sahip olurlar. Ufak kelebekler bir hafta civarı yaşadıkları halde bazıları çok nadirde olsa, dokuz aya kadar bir yaşam sürdürebilirler.
Kelebekler geceyi nerede geçiririler?
Geceleri yada fırtınalı havalarda birçok kelebek, bir yaprağın altına, çimenlerin arasına yada kayaların oyuklarını kendilerine siper alarak uyumayı tercih ederler.
Kelebekler yumurtalarını nereye bırakırlar?
Birçok kelebek yumurtalarını tırtıllar tarafından yenilen bitkilerin üzerine bırakırlar. Bazı çeşit kelebekler yaprakların üstüne, bazıları altına bazıları ise tam arasına bırakırlar.
Kelebekler ve güveler ne yerler?
Kelebekler ve bazı güveler bir tübe benzer olan hortumları ile beslenirler. Bu yüzden besinlerinin sıvı halde olması gerekir. Başlıca besin kaynaklarından biride çiçek nektarıdır. Bazı kelebekler ise ihtiyaçları olan besinleri toprakdan yudumlamak için çamur birikintilerine giderler.
Eğer bir kelebek kanadına dokunursanız, kelebeğe zarar verirmisiniz?
Bir kelebeğin yada güvenin kanadına deydiğiniz zaman, parmaklarınıza birtakım tozlar bulaşır ve kelebeklerin uçmasına yardımcı olan kanatlarına zarar vermiş oluruz. Genellikle bir kelebek kanadına dokunmak çok iyi bir fikir değildir.
Kelebekleri kurtarmak için neler yapabiliriz?
Tabiki onlara yardımcı olabileceğimiz şeyler var. İlk başta güve ve kelebek kolleksiyonu yapmaktan vazgeçmeliyiz. Onların beslenmelerine yardımcı olan bitkiler yetiştirmeliyiz. Araştırıp,güveler ve kelebeklerin neler yediğini bulmalıyız. Eğer kelebek türünün sona ermesini istemiyorsak, doğal ortamalarına zarar vermememiz gerekmektedir.
SEYRETMEK KOLAY YETİŞTİRMEK ZOR
bwsifttcmhl | 09 Temmuz, 2009 12:27
|
 |
|
Selam periler! Bir çiçeğin güzelliğinden büyülenmeyecek kim vardır acaba? Çiçekler sadece güzel olmakla kalmayıp, aynı zamanda ruh sağlığı için de çok iyi bir terapi kaynağıdır. Çünkü çiçekler kişinin ruh halini olumlu yönde değiştirdiği gibi, insanın tüm stresini ve mutsuzluğunu da yok ederler.
Birine hediye vermek istiyorsak en güzel hediyelerden biri içerisi dayanıklı çiçeklerden oluşan bir vazodur. Eğer sevgililer günü, anneler günü gibi anlamlı günlerde çiçek hediye etmek istiyorsanız , hediyenin yanında bir karta mutlaka iyi niyetlerinizi belirten yazı yazmanız ve imza atmanız gerekir. Japonya gibi bir ülkede çiçeği sunum sanatı bile başlı başına farklılığını gösteren bir imzadır.
İşte size çiçekleri daha uzun ömürlü tutabilmek için bir kaç altın fikir:
-Buket aldığınızda altında sarılı olan her türlü kağıdı vazoya koymadan önce mutlaka çıkarın yoksa bakteri üremesini hızlandırmış olursunuz.
- Çiçekleri vazoya yerleştirmeden önce, gövdenin alttan ortaya kadar olan tüm yapraklarını temizlenmesi gerekiyor. Tabanından 2 parmak kalınlığı civarında kesilmesi de mecburidir. Böylelikle çiçeğin daha çok su ve hava alması kolay gelişir. -Eğer satın aldığınız çiçek sünger içerisinde geldiyse süngerin üzerine su koulması gerekmektedir.
-Evinizde mevcutsa, suyun içerisine çiçekler için hazırlanmış vitamin koymanızın çiçeğiniz sağlığı için çok faydalı olduğunu göreceksiniz.
-Çiçeği koyduğunuz su bulanıklaştığı zaman suyun derhal tamamını değiştirin. Eğer mümkünse bu sırada çiçeğin saplarını da yine iki parmak kalınlığında kesin. Çiçeklerin saplarını normal makas kullanarak kesmeyin. Mutlaka çiçek kesme makası kullanın. Saplarını temiz suyun içerisinde kesmeye özen gösterin.
Keserken saplarını hava ile temas ettirmeyin. Ayrıca çiçeğin sapını keserken mümkün olduğunca açılı keserek çiçeğin sapının suyla en üst seviyede temas etmesini sağlayın.
Kesim işleminde bir büyüğünüzden yardım istemeyi unutmayın!!! Mutlaka onunla birlikte uygulayın!!!!
-Suyun derecesi çok soğuk veya çok sıcak olmasın, aksi halde çiçeğinizin ömrü kısalır.
-Kesilmiş çiçekleri vazoya yerleştirirken yaprakların suya girmemesine özen gösterin. Eğer girme ihtimali varsa yaprakları kesin, çünkü yapraklar suyla temas ettiğinde hızla bakteri üremektedirler.
-Çiçeklerinizi direkt olarak güneş ışığından ve sıcak mekanlardan uzak tutun. Isı yayan objelere yakın tutmayın. Örnek : Kalorifer, soba, halojen lamba, televizyon, fırın.
-Bakteri oluşmasını önlemek için bir litre suya bir çay kaşığı çamaşır suyu ilave edin. Böylelikle çiçekler daha rahat su çekeceği gibi ömürlerinin de daha uzun olduğunu göreceksiniz. Önemli hatırlatma : Bu işlemi sadece cam vazolarda deneyin, metal vazolar çamaşır suyu ile tepkime verebilir.
-Güllerin boynu bükülmeye başladıysa başka yere koyup konumunu farklılaştırın ve yukarıda anlatıldığı şekilde saplarını 1-3 cm arası kesin.
Çiçeklerin de hava almaya ihtiyaçları vardır. Bu yüzden sık sık cam açmaya ve onlara temiz hava aldırmaya çalışın!
Çiçek bakımını kolay bir şey zannediyorsanız , o kadar da kolay değilmiş. Herşey de olduğu gibi bunda da emek vermek gerekiyor. Eskilerin bir sözü vardır: Çiçekleri seyretmek kolaydır, zor olan onları yetiştirmek.
Onların da bir canı olduğunu düşünürsek, hayatlarının daha uzun olmasını sağlamak bizim elimizde.
|
SAÇIN İÇİN TAVSİYELER!!!!!!!!!!!!
bwsifttcmhl | 09 Temmuz, 2009 06:18
Kısa, orta, uzun? Hala o çok kısa, kulak üstüne gelen, erkek kesim ama kalıp halinde olan kısa saçlar moda. ( Siyah saç olunca da çok hoş duruyor yani ) Geleceğin modası olarak ne uzun ne kısa olan yani orta boy saçların ve çok uzun saçların geri dönüşünü hissetmekteyiz. Bir de tabi film kahramanlarının saçları gibi kabarık ve abartılı olanlar var. Saçları kabarık göstermenin bir yolu elinize kalın ve sert dişli bir fırça alarak onları aşağı yukarı fırçalamaktan geçer. Yalnız bu konuda size verilmesi gereken çok önemli bir tavsiye var! Anlattığımız işlem saçların çok fazla yıpranmasına ve dökülmesine sebep olan bir işlem olduğu için sık tekrarlamamakda fayda var. Oldukça seyrek olarak, önemli bir yere giderken yapmanızı tavsiye ederiz.
Kahküllü mü yoksa kahkülsüz mü? Hala kahküllere devam. Uzun ve fönlü! Ama alnınızı zaman zaman havalandırmanız gerekmekte. Saçınızın çok fazla alnınıza deydiği dönemlerde, onları geriye doğru taramanız veya arkaya doğru tokalamanız lazım. Hem uzun kahküller yüzünden önünüzü de rahat göremeyebilirsiniz.
Aksesuarlar! Klasik taçlar metal veya plastik olanları tekrar geri döndü. Hanım kız gibi görünmek için çok idealler! Açık saçlar, örgülü saçlar ve hatta balerin topuzlu saçlarda bile kullanılabilirler. Siyah, gri, kırmızı... Bu arada fuların da geri dönüşüne şahit olmaktayız.
Görünüşümüz için bazı fikirler... uzun saçlar için yeni moda, hippi gibi gözükmek: saçların yarısı özellikle yanlardaki kısımların yüzünü kapatmasını engellemek için saç tokası ile toplanmış olması hoş bir görünüm sağlamaktadır. Her şekilde örgüler, örgücükler, at kuyrukları, gevşek- sıkı topuzlar ile oynayarak yeni modeller ortaya çıkarmaya çalışın. Kısa saçlar içinse, özel bir gecede , tam anlamıyla minimalist bir görünüm sergileyin. Arkaya doğru tarayıp, ıslak bir görünüm sergileyebilmek için jöle yada köpük ile yapıştırın ve bir taç ile durmasını sağlayın. Son yorum sizlere! Kısa saçların getirdiği çok fazla “ erkeksi” havadan
kurtulmak için oldukça ” feminen” bir elbise seçmeye özen göstermeniz gerekmekte
WİNX TEMMUZ SAYISI BAYİLERDE !!!!!!!!!!!
bwsifttcmhl | 09 Temmuz, 2009 06:14
Ne güzel değil mi okullar kapandı tatil başladı! Önümüzde uzun bir yaz tatili dönemi var. Hepiniz şimdiden tatilin hiç bitmemesini istiyor olabilirsiniz ama göreceksiniz ki son günlere doğru özlediğiniz öğretmenleriniz ve arkadaşlarınız yüzünden okulların bir an önce açılmasını isteyeceksiniz.
Winx Club kızları sizlere yazı güzel geçirmeniz için yine çok güzel bir dergi hazırladı. Baklım kızlar bu ayki sayılarında nelerden bahsediyorlar?
Müzik perisi Miusa, ilk Avrupa Yakası dizisinde Selin ve daha sonra Bez Bebek dizisindeki Nana rolüyle ekranlarda kalplerimizi fetheden Evrim Akın ile sohbet etti. Evrim Akın hakkında bilmediğiniz bir çok şey olduğunu farkedeceksiniz.
Doğa perisi Flora yine bizlere doğadan haberler vermeye devam ediyor. Kazdağı Milli Parkı hakkında verdiği haberlerin yanında ilginizi çok çekeceğine inandığımız bir internet sitesi hakkında da bizi bilgilendiriyor. Bu site sayesinde günlük hayatta gerçekten ne kadar su harcadığınızı hesaplayabilirsiniz.
Ve karşınızda moda perisi Stella! Stella sizlere plajlarda olması gereken Winx stili hakkında haberler veriyor olacak. Biz Stella’nın modaya olan düşkünlüğünü ve ne kadar takipçi olduğunu bildiğimiz için verdiği tavsiyelere mümkün olduğu kadar uymaya çalışıp bir Winx kızı olarak farkımızı sahillerde hissettirtmeye çoktan başladık bile.
Bloom’un bizler için arkadaşlık ve sevilen biri olma konusunda hazırladığı sayfayı sakın okumadan geçmeyin. Bloom kendisi gibi sevilen ve hep aranan bir arkadaş olmak için yapmamız gerekenlerle ilgili olarak bilgiler verecek.
Teknoloji perisi Tecna’nın teknoloji dünyasından bildireceği son gelişmeler var! Dünyanın en hafif ayakkabısı, konuşan resim albümü, çamurla çalışan lamba.
Spor ve dans konusunda son derece başarılı peri olan Layla, yazın da gelmesiyle hayatımıza giren hem eğlenceli hem de çok faydalı olan yüzme sporu ve dallarını bize öğretiyor olacak. Ne kadar iyi yüzme biliyor olsanız da ama dikkat! Suyla şaka olmaz!
Bloom’un okumanızı isteyeceği sihirli burç haberlerinin yanında yine sizlere çözmenizi isteyeceği bir testi de bulunuyor! Mutlaka çözün! Bakalım nasıl bir kız arkadaşsınız?
Hepinize keyifli bir tatil geçirmenizi dileriz!
Ejder Ateşinin Sihirli Gücü Sizlerle Olsun!
|
|
 |
bu site hakkında
bwsifttcmhl | 02 Temmuz, 2009 07:49
ben winx club .com dan aldığım yazılarıda ekliyorum
Ayın Sahip Olduğu Sihir!!!
bwsifttcmhl | 01 Temmuz, 2009 10:25
|
Bu kadar yakın mesafede bulunan Ay’ın gezegenimiz ve üzerinde yaşayan canlılar üstündeki astrolojik etkilerinİ hafife almamalıyız. Doğada gerçekleşen bir çok büyük olay Ay’ın dünyamız etrafındaki dönüşüyle bağlantılıdır. Birçok hayvan davranışlarını Ay’ın durumlarına göre belirler; örneğin kuşlar, yuvalarını yaparken kullandıkları malzemeleri hep belirli zamanlarda toplamaktadırlar.
- Günlük ve günlük olmayan işlerin birçoğu başarılı neticesi – odun kesmek, yemek yapmak, yemek yemek, saç kesmek, bahçe işleri, gübreleme, çamaşır yıkama, temizlik, sağlık ürünlerinin kullanımı, ameliyatlar ve bunun gibi birçok şey – doğanın ritmine bağlıdır.
- Örneğin bazı tedavi yöntemlerinin bazı günler çok iyi netice vermesine karşılık, bazı günlerde ise etkisinin zayıflaması hatta etkisiz kalması yine bu doğal ritme bağlıdır.
Bir olayın başarısı, sadece gerekli becerilere ve malzemelere ve doğru yere sahip olmakla değil, aynı zamanda onun doğru zamanda yapılması ile de çok alakalıdır. Bu yüzden günlük rutin işlerimizde( cilt bakımı, saç kesimi, sağlık konuları, çiçek bakımı, bahçe işleri ,ev işleri , çamaşır yıkamak vb.) Ay Takvmine bağlı kalarak hareket edersek, işlerimizi ne kadar kolaylaştırdığımızı ve ne kadar kalıcı neticeler elde ettiğimizi hayretle keşfederiz.
Nesilden nesile aktarılan ve temeli tamamen gözlem ve istatistiğe dayanan bu bilgiler, son birkaç yüzyıldır hızlanan dünyamızda gelişen teknoloji sayesinde önemini yitirmiş olabilir, ancak bu onların etkilerinin de ortadan kalktığı anlamına gelmez. Belki de bugünün şartlarında doğanın etkisini ve gücünü yeniden hissetmek, bizim doğa ile tekrar barışık yaşamamamıza yardımcı olacaktır.
Büyüyen Ay
Ay, “Yeni Ay” evresinden sonra soldan sağa doğru büyüyerek hilal şeklini alır ve “Büyüyen Ay” konumuna geçer . “Büyüyen Ay” durumu kendine has etkilerini de beraberinde getirir. Yaklaşık altı günde ”İlk Dördün”e ve toplam onüç gün gibi bir sürede ise “Dolunay” durumuna dönüşür.
Bu iki haftalık süre içerisinde bedeni güçlendiren ve ona iyi gelebilecek uygulamalar iki kat olumlu etki etmektedir.
Ay büyüdükçe yaraların ya da ameliyatların iyileşmesi yavaşlar.
Örneğin çamaşır yıkarken bile aynı deterjanı kullanmanıza rağmen etkisi Küçülen Ay’a kıyasla daha az olur, istediğimiz temizliğin elde edilmesi oldukça zorlaşır.
Dolunay
Sonunda Ay Dünyamız etrafındaki yirmisekiz günlük turunun yarısına gelir ve bize dönük yüzü tam olarak aydınlanır. Bu konumda yerküre, Ay ile güneş’in arasındadır. Ay takvimlerinde “Dolunay “beyaz bir daire olarak tanımlanır.
“Dolunay” birkaç saat içinde insanlar, hayvanlar ve bitkiler üzerindeki etkilerini hissettirir. Bu evrede Ay’ın fazlaca etkisinde kalan insanlar uykuda dolaşabilir, yaralar her zamankinden daha fazla kan kaybeder. Suç ve kazalarda artış gözlemlenir.
Ağaçları “Dolunay”da budamak onların kurumalarına sebep vermektedir.
Burçlarda Ay
Dünyamız Güneş etrafındaki 365 günlük turu süresince, Yerküre’den bakıldığında, Güneş her Burçta bir ay kalır. Dünya’nın etrafında dönen Ay’da Burçlar çemberindeki turunu yirmisekiz günde tamamlar ve her Burçta yaklaşık iki buçuk gün kalır. Yirmisekiz gün boyunca oniki farklı Burcun etkisinde kalan Ay’ın bu birleşik etkileri “Dolunay” kadar hissedilmese de son derece güçlü etkilere sahiptir.
Bir örnek vermek gerekirse canlılarda , beden ve ruh sağlığı, bahçe işleri, çiftçilik (hasat, gübreleme, yabani otların temizlenmesi gibi) alanlarında çok önemli etkileri vardır. Örneğin Başak Burcundaki (toprak elementi) Ay bitkilerin kök saldığı günlerdendir. Bu iki ya da üç gün içinde kök salma diğer günlerden çok daha hızlı ve kuvvetli gerçekleşir.
Ay/Burç birleşik gücünde özellikle unutulmaması gereken başlıca kuralları şunlardır:
- Ay hangi burçta ise, o burcun yönettiği bölgeler/organlara - ameliyat dışında- iyi gelebilecek uygulamalar, besin takviyesi ve tedaviler uygulanmalıdır.
- Ay hangi burçta ise, o Burcun yönettiği bölgeler/organlar diğer günlerden daha fazla yorulur, yıpranır ve daha hassas olur.
- Ameliyatların, mümkün olduğu sürece, Ay’ın ameliyat edilen bölgeyi yöneten Burçta olmamasına özellikle dikkat edilmelidir. Tabii bu bahsettiğimiz acil durumlar için geçerli değildir.
Şu ay ne kadar da enteresanmış değil mi?
|
 |
ne kadar sportifsin
bwsifttcmhl | 28 Haziran, 2009 16:18
|
1) Merdiveni mi yoksa asansör mü kullanırsın?
a) Merdiven
b) Asansör
2) Sence ne kadar mekik çekebilirsin?
a) İstediğim kadar
b) Çok değil ama üç taneden fazla yapanları hep kıskanmışımdır
3) Aşağıdakilerden hangisi senin en sevdiğin spor veya aktivitedir?
a) Triathlon
b) Kişileri spor veya herhangi bir aktivite yaparken seyretmek ( akşam yemekli bir parti sayılmaz )
4) Kafandaki mükemmel tatil planı nasıldır?
a) Everest’in tepesinde snowboard yapmak
b) Parmağımın ucunu dahi kaldırmadan
5) Okuldan sonra:
a) Değişik spor aktivitelerine katılırım
b) Alışveriş merkezine giderim veya biraz dedikodu yaparım
6) Bir çift spor ayakkabın var mı?
a) Tabi... Bir dolu...
b) Eğer üzerinde süslü çıt çıtları olanlarsa , bunlar sayılıyor mu?
Şimdi cevapladığın “A” seçeneklerini say .
A: 4 ile 6 arasında ise
Sporu ve erkek arkadaşlarınla oyun oynamayı seviyorsun. Formdasın... oldukça sportif arkadaşların ve popüler bir takımınız var. Asla pes etmeyip, her zaman hedefe ulaşıyorsun. Biraz ukala ve alaycı bir yapın var. Onun yerine o güzel neşeli gülümsemeni çevrendekilere de göstermelisin. Bunu becerebilecek bir yapıya sahipsin. Aslında sen, etkileyici bir gülümsemeye sahip ışıldayan birisin.
A: 1 ile 3 arasında ise
Aslında spor yapmakdan hiç ama hiç hoşlanmıyorsun. Ama hoşlanmalısın...mahallendeki bir spor salonuna veya bir dans kursuna yazılılıp becerilerini gözden geçirebilirsin! Belki de moda ile daha çok ilgileniyorsun. O zaman üzerine sevimli ve spor kıyafetler de giyerek de şık olabilirsin. Spor bizi daha sağlıklı yaptığı gibi , bedenimizin daha formda olmasını da sağlar. Bunun yanında yapılan araştırmalar sonucunda yüzme, voleybol gibi sporlar kişiye çok fazla ruhsal enerji verdiği gibi, hayallerinin gerçeğe dönüşmesinde de yardımcı olmaktadır.
|
 |
blog nedir
bwsifttcmhl | 28 Haziran, 2009 16:16
Blog, genellikle güncelden eskiye doğru sıralanmış yazı ve yorumların yayınlandığı, web tabanlı bir yayını belirtir. Çoğunlukla her gönderinin sonunda yazan kişinin adı ve gönderi zamanı belirtilir. Yayıncının seçimine göre okuyucular yazılara yorum yapalabiler. Yorumlar, blog kültürünün çok önemli bir dinamiğidir; bu sayede blog sahibi ve okuyucular arasında iletişim sağlanır. İlk bloglar elle yazılıp güncellenirken, bugün bu iş için özel yazılmış yazılımlar kullanılmaktadır.
Blogun geçmişi
Blogların içeriği geleneksel internet içeriğinden farklılık gösterdiği için sadece bloglar için kurulmuş özel mekanizmalar ve arama motorları bulunmaktadır. Üyelerin fotoğraf albümü oluşturmasına izin veren sistem, blogların güncellendiği anda paylaşılmasını sağlayan dahili bir yapıya da sahiptir. Daha çok amatör kullanıcılara yönelik bir hizmet olduğundan çok sohbet amacıyla kullanılan bir servis durumundadır. Aynı zamanda bloglar daha çok resim yükleme alanı olarak da kullanılmaktadırlar.
Blog türleri
Kişisel
Bu tür bloglar çok fazla deneyimi olmayan kişilerin bile kullanabileceği ve sayfalarını düzenleyebileceği yapıdadır ve daha çok günlük olarak kullanılırlar. Kişilerin günlük yaşamda yaşadıkları olayları, karşılaştıkları durumları okurlarıyla paylaşmasını sağlar. Bloglarda en fazla rastlanan türdür.
Temasal
Sadece belirli bir alanda yazılan gönderilerin yer aldığı, belirli bir konuda uzman kişilerin yazdığı ve düzenlediği bloglardır. Politika, pazarlama, yemek, internet, ekonomi, tasarım, fotoğraf, programlama dilleri ve benzeri konularda odaklanmış bloglar bulunmaktadır.
Topluluk
Üyelik sistemine sahip olan ve bu üyelerin yazdıkları gönderilerden meydana gelen bloglardır.
Şirket
Şirketlerin kendileri ile ilgili haber ve duyurularını daha samimi bir şekilde halka açtıkları bloglar dünyada giderek önem kazanmaktadır. Türkiye'de az sayıda olsa da bazı şirketler şirket bloglarını hizmete sunmaya başlamıştır.
winx tecna çizme
bwsifttcmhl | 28 Haziran, 2009 16:13
Birlikte çizelim!
Bu ufak yardım sizlere Winx Club karakterlerini kendiniz çizmeniz için yardımcı olacak!
Bugün çizim için üzerinde çalışacağımız Winx kızı Tecna!
Çok bastırmadan hafif çizgilerle resme başlayabilirsiniz. Bu çizeceğiniz resim her şeyden önce geometrik desenlerden oluşmalıdır: daireler, üçgenler ve dikdörtgenler...bu şekiller sizlere istediğiniz beden ölçülerini tutturmanız için gerekli olacaktır.
Şimdi yavaş yavaş daha önce çizdiğiniz geometrik şekilleri yumuşatmaya çalışın. Eller en zor olan kısımları. İşte bu yüzden eğer ilk defasında başarılı olamazsanız sakın merak etmeyin. Bu iş biraz sabır istemektedir.
Artık şimdi işinize yaramayacak çizgilerden kurtulmanız gerekecek. Bundan sonra da sol elin parmaklarını çizmeye başlayın. Ondan sonra da gözkapağını ve gözleri çizmeye başlayın. Sakın burnu ve ağzını çizmeyi unutmayın!
Şimdi sıra saçlara geldi. Açıcası birbirinden değişik saç modelleri yaratabilirsiniz! Sırada ayakkabılardan başlayarak karakterimizi giydirmeye başlayın.
Vakit kahramanımıza istediğiniz ve ona yakışacağını düşündüğünüz bir kıyafet giydirme zamanına geldi.
Gördünüz mü tamamen sizin elinizden çıkma bir Winx karakteri çizdiniz!
Tebrikler!
Etkili Dinlemenin Sırları
bwsifttcmhl | 28 Haziran, 2009 16:07
|
İnsanları dinlemesini bilmeden anlamamız ve güvenilir bir ilişki kurmamız da mümkün değildir. Birbirini dinleyen insaların surat ifadeleri, beden dilleri dışarıdan hemen anlaşılır.
Dinlemeye bir direnme sergilememiz bilinçaltımızdan kaynaklanmaktadır. Beynimiz çok meşgul olmaya ya da edinilecek bilginin değerinin o kadar da yüksek olmadığını düşünmeye kadar varır. İçimizden şöyle konuşuruz: “Yapmam gereken çok iş var. Bunu duymak istemiyorum”.
Dinlemede ne kadar başarılı olursanız, düşüncelerinizi aktarmada ve karşınızdakini ikna etmede de o kadar etkili olursunuz. Kısacası, kendinizi geliştirmenize yardımcı olabilecek yeni bir yeteneğe sahip olursunuz. Yaşınız ilerledikçe ve kendinizi kişisel gelişime adadıkça dinlemenin ne kadar önemli olduğunu anlayacaksınız.
Konuşmadığımız zaman sanki kontrolü karşıya bıraktığımızı düşünürüz. Diğer taraftan, sessiz bir insan olmak sizi otomatikman iyi bir dinleyici de yapmaz. Sabır, etkili dinlemede önemli bir unsurdur. Genel inancın tersine, sohbeti denetleyen kişi konuşmacı değil, etkili dinleyendir.
Dinlemek ve duymanın farklı bir şey olduğunu, duymanın fiziksel, dinlemenin zihinsel olduğunu anlamız gerekmektedir. Çevremizdekileri anlamak için dinlemek veya empati göstererek ( aynı duyguları paylaşarak) dinlemek hayatın en önemli meziyetlerinin başında gelmektedir.
Karşımızdaki kişinin güvenini kazanmak için yapmamız gereken en önemli iki eylemi sıralamak gerekirse : beden dilinizle karşınızdaki kişiye uyum sağlamanız, ve kesmeden, yargılamadan, karşınızdaki kişinin fiziksel kusurlarına, anlatım tarzının üzerinde durmadan, sadece can kulağı ile, sanki o onda dünyada ondan daha önemli bir kişi yokmuş gibi dinlememiz gelmektedir.
Arkadaşlarımızla ya da ailemizle zor durumlara düştüğümüz zaman en başarılı yöntem biraraya gelerek onları kesmeden dinlemektir.
Karşınızdaki kişiyi dinlediğiniz takdirde onu sadece değerli kılmak dışında o kişiden yeni bir şeyler öğrenme imkanı elde edeceksiniz. Her insandan öğreneceğiz bir şeyler mevcuttur, yeter ki birşeyler öğrenmenin keyfini anlayın.
Nasıl daha etkili dinleyebiliriz? Bir kaç öneride bulunabilirim :
• Hem kulağınız, hem de zihninizle dinleyin.
• Empati kurun, kendinizi karşı tarafın yerine koyun.
• Göz teması kurun
• Sözel veya davranışsal mesajları iyi değerlendirin, gözlem yapın.
• Karşı tarafın söylediklerini başınızı öne eğerek onaylayın.
• Sabırlı olun ve konuşan kişinin sözünü kesmemeye özen gösterin. En iyi yöntem karşınızdaki kişi konuşmasını bitirdikten sonra 5-6 saniye sessiz kalmaktır.
• Sorular sorarak daha ayrıntı anlamaya çalışın.
• Anlamı bütünlüğü içinde yakalamaya çalışın.
• Söylenenleri anlayıp anlamadığınızı kontrol edin.
• Önyargılı olmayın.
• Açık görüşlü olun. Farkı fikirleri onaylamasanız da anlamaya çalışın.
• Konuyu özetleyin, kendi cümlelerinizle doğru şekilde ifade edin.
• Eleştiri yapmayın ve yargılayıcı olmayın.
• "Doğru – yanlış" veya "haklı – haksız" gibi ayrımlar yapmayın.
• Farklı açıları görmeye çalışın. Kişiye değil, görüşlere odaklanın; olayları kişileştirmeyin.
• Gerektiğinde notlar alın.
İnsanın hayatta en temel ihtiyacı değerli ve önemli olduğunu hissetmektir! Samimi ve etkili dinlemek kişinin kendisini değerli hissetmesine katkıda bulunmaktadır.
|
 |
aşk aşk aşk testi
bwsifttcmhl | 28 Haziran, 2009 15:59
|
Aşk...Aşk...Aşk!
Selam! Küçük hızlı bir bakış, dostça bir gülümseme bazen iki kişi arasında ani olarak gelişen şeylerdir. Bazılarında ise bunun oluşması biraz zaman alır. Peki sen ilk bakışta aşık olabileceğine inanalardan mısın? Eğer teste doğru cevaplar verirsen bunun cevabını hemen öğrenebilirsin.
1) Dayanamadığın şey:
A) Hoş bir gülümseme
B) Keskin bir zeka
2) Bir kişi hayatında en fazla kaç kere gerçek aşka yakalanır?
A) Bir
B) Bir kaç
3) Gereçk bir aşk ile karşılaşma fırsatı :
A) Bir arkadaş sayesinde yakalanır
B) Kalabalık bir ortamda yakalanır
4) Eğer gerçek aşkını bulduğunu düşünüyorsan, onunla ilgili herhangi bir ikilem duymaya devam eder miydin?
A) Hayır! Eğer ikilem içersinde olunursa, bu gerçek bir aşk değildir zaten
B) Evet! Bu da hayatın bir parçasıdır
5) Aşık olmak ne kadar zaman alır?
A) İlk bakışta aşık olunur
B) Bir kaç ay alabilir
6) Bir anda iki kişiye aşık olunabilinir mi?
A) Aşık olmak mı? Asla !
B) Tabi ne den olmasın? Bu da aşkın bize oynadığı minik bir oyundur.
Şimdi, cevap verdiğin “A” ları say .
A: 5-6 arasında ise,
Wow! Romantik filmlere, hikayelere ve konusu romantizm olan herşeye bayılıyor olmalısın. Birine aşık olman biraz zaman alıyor olabilir: güven zaman ister! İlişkide normalinden daha fazlasını vermeye hazır bir durumdasın ama gerçek aşkını bulduğunda ona çok bağlanıyor herzaman onu görmek istiyorsun. Ne olursa olsun o kadar çok süprizler ile dolusun ki, seninle aşk hiç bir zaman sıkıcı olmaz! Bir karşılığını göremesen de uzun süre aşık kalabiliyorsun. Aşık olduğun zaman bu gerçek anlamda oluyor. Not: bazen, aşık olduğun kişinin senin için değişmesini bekliyosun...
A: 2-4 arasında ise,
Oldukça romantik hatta herkesin olmak isteyeceği kadar romantik birisin. Romantik olmanı gerektirecek her durumda yapılması gereken her şeyi tam yapıyorsun ama senin için romantizm genelde senin içinden geldiği veya sen romantik olduğun için değil, başka birinin zorlaması altında gerçekleşiyor. İlişkilerde ne kadar veriyorsan o kadar da almakdan yana birisin. Aşık olduğun kişiyi koşulsuz sevmelisin ve asla onu değiştirmeye çalışmamalısın!
A: 0-1 arasında ise,
Senin için romantik olmak çok da önemli bir şey değil. Veya böyle düşündüğün zamanlar oluyor. Romantizm hakkında biraz farklı ve özel hislere sahipsin. İlişkide önem verdiğin şeyler başka. Bir ilişki yaşamak için seninle aynı yapıda olan bir kişiye ihtiyacın var. İlişkide kendi özel alanına ihtiyaç duyuyorsun çünkü biraz bencil bir yapıya sahipsin. Çok kolaylıkla aşık olabiliyorsun ama mantıklı ve adil yaklaşımın sayesinde ilişkiyi “sen” idare ediyorsun!
|
 |